Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası

Zümrüt yeşil suları, muhteşem rafting parkuru ve eşsiz doğasıyla Soça Vadisi macera severleri çağırıyor.

Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası

Sevgili okurseverler, bugün sizlere Slovenya’da yapabileceğiniz adrenalin dolu macera sporlarını ve aktivitelerini tanıtmak istiyorum. Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası. Ama önce kısaca Slovenya’yı tanıyalım. Orta Avrupa’nın güneyinde yer alan Slovenya, İtalya ve Hırvatistan ile komşu olan Adriyatik Denizi’ne kıyısı bulunan muhteşem bir ülke. Bu şirin ülke 2 milyon nüfusa sahip ve İstanbul’a 2 saat uzaklıkta yer alıyor. Slovenya öyle güzel bir ülke ki, ülkenin yüzde 60’ı ormanlarla çevrili. Doğa muhteşem olunca macera sporları ve turizmi de bu ülkede olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Narnia Günlükleri filminin bir kısmı bu güzel ülkede çekilmiş. Bu kısa bilgilerden sonra Slovenya’da yaptığımız canyoning ve rafting maceralarını anlatmak istiyorum. Keşif ve macera bizi çağırıyor. Hadi başlayalım…

1.Slovenya Canyoning Macerası

Canyoning, bir çok teknik ve malzeme kullanılarak tırmanma, atlama, zorlu yürüyüşler, şelalelerin içine atlamalar gibi çılgınca aktivitileri kapsayan kanyon geçişleridir. Biz zaten çok çılgın bir aileyiz ve canyoningi de deneyimleyerek macera sporumuzu Slovenya ‘da yapmaya karar verdik. Biz Bled Gölü’nde konakladık. Günü birlik macera sporları yapan bir tur şirketine gidiyor ve Canyoning maceramıza başlıyoruz. Güzel tarafı zorluk derecelerini siz seçebiliyorsunuz. Biz de çocuklara uygun parkurumuzu seçiyoruz. Ama itiraf etmeliyiz ki en basit parkur bile bir hayli zor. Aslında turu satın alırken raftinge gitmeyi planlamıştık. Tur şirketindeki görevli bize ‘Canyoning yapmak istermisiniz?’ diye sordu. Ben de Canyoning nedir bilmediğim için ‘olur ama çocuklar için güvenli mi?’ diye sordum. Görevli de parkurun güvenli ve basit olduğunu söyledi. Biz de tamam dedik. Macera zaten ruhumuzda mevcut. Rehberimizin bizi bir şelaleden bir şelaleye atacağını nereden bilebilirdik:)). Neyse şaka bir yana çok keyifli bir aktiviteydi. Macera sporu sevenler için biçilmiş kaftan. Çünkü Canyoning’te tırmanıştan atlayışa, zorlu parkurlarda yürüyüşe kadar birçok keyifli etkinliği yapıyorsunuz.

 

Sabah bizi otelimizin önünden alan aracımızla maceramız başlıyor. Bled Gölü’ne yaklaşık olarak 2 saat 15 dk süren yolculuğun ardından Julian Alp’lerine varıyoruz. Triglav Milli Parkı‘nda yer alan Julian Alp’leri muhteşem ve yemyeşil doğasıyla bizi büyülüyor. Doğa o kadar eşsiz ve güzel ki bize müthiş huzur veriyor. Milli Park’ta bulunan Triglav Dağı 2864 metre yüksekliğinde ihtişamlı bir dağ. Muhteşem manzaraları fotoğraf makinemize kaydettikten sonra, rehberimiz bize parkurla ilgili bilgiler veriyor. Özel kıyafetlerimizi giyinip kaskımızı da taktıktan sonra Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası’na hazırız. Turumuz yaklaşık olarak 2 saat sürecek. Hadi başlayalım o zaman. Julian Alpler’ine tırmanarak turumuza başlıyoruz. Tırmanış için bir yol yokormanın içinde tepelere doğru yürüyoruz. Ben Beden Eğitimi öğretmeniyim. Ama bu parkur benim nefes nefese kalmama sebep oldu. Patika da olmayınca tırmanış bizi zorluyor. Uzun bir yürüyüşün ardından karşımızda muhteşem bir şelale görünüyor. 38 metre yüksekliğndeki şelale den atlayacağımızı öğreniyoruz. Bu atlayış turumuzun finali olacak.

İnanamayan gözlerle rehberimize baktıktan sonra parkura doğru ilerliyoruz. Suların rengi ve doğanın güzelliği bizi hayran bırakıyor. Gerekli ekipmanları da kontrol ettikten sonra kanyonlar arası atlamlar başlıyor. Suların içine atladığımızda muhteşem bir soğukla karşılaşıyoruz. Doğal bir aqua park gibi kayaların içinden kayarak kendimizi serin sulara bırakıyoruz. Bazen öyle dar yerlerden geçmek zorunda kalıyoruz ki, parkuru bitiremeyeceğimizi düşünmeye başlıyoruz. Ama herşeye rağmen söylemeliyim ki müthiş bir deneyim. Her dakikasından çok keyif aldık. Dar geçitlerden ve serin sulara yaptığımız atlayışlardan sonra parkur biraz daha zorlaşıyor. Şimdi sırada biraz daha heyecan verici bir aktivite var. Rehberimiz bizi halatlarla güzelce bağlıyor. Güvenliğimizden emin olduktan sonra da kanyonun aşağısında bulunan bir kayaya halatı bağlayarak bizi zip-line yapar gibi gönderiyor. Gerçekten çok heyecan verici. Ve artık Slovenya’da, Julian Alpleri’nde başlayan Canyoning maceramızın sonuna doğru yaklaşıyoruz. Heyecan dorukta. Artık 38 metrelik şelaleden atlama zamanı… Rehberimiz bizi sırayla şelaleden aşağı doğru sarkıtmaya başladı bile. Bu inanılmaz ve heyecan verici bir deneyim. Tekrar Slovenya’ya gitsem yine yaparım. Gerçekten çok güzeldi. Ama her güzel şeyin bir sonu var. Ayrıca maceramız burada bitmiyor. Rafting bizi bekliyor. Biz de güzel anılarla Canyoning Parkuru’ndan ayrılıp Soça Vadisi’ne doğru yol alıyoruz.

2.Soça Vadisi’nde Rafting Heyecanı

Heyecan verici ve yorucu süren 2 saatlik Canyoning maceramızın ardından Soça Vadisi’ne doğru yol alıyoruz. Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası son sürat devam ediyor. Triglav Milli Parkı‘ndan Nova Gorica‘ya kadar uzanan Soça Vadisi macera tutkunlarının popüler adresi. Biz de Slovenya’ya gelmişiz, rafting yapmadan gidermiyiz hiç… Hemen kıyafetlerimizi giyinip kaskımızı takıyoruz. Heyecan dorukta. Rehberimiz bize parkur hakkında bilgiler vermeye başlıyor. Parkurda komutlara uyarak aynı anda kürek çekmemiz gerekiyor. Aksi halde botumuz devrilebilir ya da kayalıklara çarpabilir.

Ve artık hazırız… Botlarımızı taşıyarak nehre doğru yol alıyoruz. Muhteşem manzaranın ve doğanın karşısında nutkumuz tutuluyor. Zümrüt yeşili suları ve ormanıyla Soça Vadisi bizlere eşsiz bir manzara sunuyor. Artık yolculuk başlasın. Botlarımızın içine yerleştikten sonra Soça Nehri’nde ilerlemeye başlıyoruz. Küreklerimizi senkronize bir şekilde çekerek devam ediyoruz. Sakin bölüm sona eriyor. Artık hırçın Soça Nehri’yle baş başayız. Grup üyelerimizden birisi küreği yanlış zamanda çekice bir güzel devriliveriyoruz. Ve serin sular bizi bekler. Botu normal haline döndürmek biraz zaman aldı ama sonunda tekrar yolculuğumuza devam ediyoruz. Artık mola vakti. İsteyenler büyük kayalığın üzerinden atlayarak heyecanını arttırıyor. Biz de bu güzel manzaranın tadını çıkarmakla yetiniyoruz. Çünkü tırmanış için deneyimimiz yok. Bu renkli aktiviteden sonra rehberimiz bize çok renkli bir aktivite daha sunuyor. Botumuzu ters çevirip kayalıgın üzerine bir güzel yerleştiriyor. Sonra da su parkındaki gibi sırayla üzerinden kayarak Soça Nehri’nin serin mi serin sularına kendimizi bırakıyoruz. Artık yavaş yavaş Slovenya’da Canyoning ve Rafting Macerası’nın sonuna doğru yaklaşıyoruz. Hafızalarımıza ve fotoğraf makinelerimize bu güzel manzaraları kaydettikten sonra artık otele dönüş vakti geliyor. Rafting gerçekten çok eğlenceli ve heyecan dolu bir aktivite. Slovenya’ya yolunuz düşerse heyecan dolu Canyoning ve Rafting aktivitelerini denemeyi sakın unutmayın.

Canyoning ve rafting tur fiyatı: Tüm gününüzü ayırmanız gereken bu aktivitenin fiyatı lişi başı 100 euro. Ama emin olun bu macera sporlarını yapmak verdiğiniz fiyata değicektir.

Nasıl Gidilir?

Slovenya’ya İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan 2 saat süren uçuşla ulaşabilirsiniz. THY’nın Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya aktarmasız olarak ulaşabilirsiniz. Bilet fiyatları yaklaşık olarak kişi başı tek yön 300tl. Slovenya’ya tatil planlıyorsanız biletlerinizi erken almanızı tavsiye ediyorum. Başkent Ljubljana’ya vardığınız zaman shuttle servisleri ile Bled’e ya da şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Shuttle servislerinin fiyatı kişi başı yaklaşık olarak 9 euro.

Nerede Kalmalı?

Slovenya’ya geldiğimiz zaman biz Bled Kasabası’nda kalmayı tercih ettik. Muhteşem Bled Gölü’nü mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Romantik Bled’de birçok otel seçeneği mevcut.Fakat biz apartments denilen dairelerden birini kiraladık. 4 Kişi kalınca kişi başi yaklaşık olarak 27 euroya denk geldi. Kaldığımız yerin adı Effie Perine Apartments. Sahibi çok kibar ve yardımsever. Dairemiz çok temiz,konforlu ve lükstü.Bir mutfağı bulunan dublex dairemizde rahatça yemek te yiyebildik. Bled yazımı okumak isterseniz lütfen linke tıklayın. http://www.kesifcagrisi.com/romantik-bled/

Ne Zaman Gitmeli?

Slovenya’ya ilkbahar,yaz ve sonbahar döneminde gidebilirsiniz. Kışın çok soğuk oluyor ve Bled Gölü buzul gölü olduğu için buz tutuyor. Avrupa’nın en ormanlık ülkelerinden biri olduğu için her an yağmurla karşılaşabilirsiniz. Biz Slovenya’ya Eylül ayında gittik. Hava ılıktı fakat değişkendi. Bir bakıyorsunuz güneş açıyor ,birkaç saat sonra da yağmur yağabiliyor.

Nasıl Giyinmeli?

Bizim gibi Eylül ayında giderseniz baharlık kıyafetler seçebilirsiniz. Hava ılıman ancak bazen yağmur yağabiliyor. O yüzden yağmurluk ya da şemsiye bulundurmanızda fayda var.

 

Keşifle ve sevgiyle kalın…

Not: Tüm fotoğrafların telif ve kullanım hakkı bana aittir.