Güzellikler Diyarı Datça | 2 Günde Datça Gezi Rehberi

Muhteşem renkteki koyları, Can Yücel’in evi, taş evleri ve eşsiz doğasıyla Datça sizi çağırıyor.

Güzellikler Diyarı Datça

‘Mekanım Datça Olsun’ demiş Can Yücel. Bir yerin bu kadar muhteşem olabileceğini hiç düşünmezdim. Cennet; Datça’yı tanımlayan kelime ancak bu olabilir. El değmemiş doğası ve koyları gerçekten de eşsiz. Bu manzaraya saatlerce bakabilirim. Huzuru ve sakinliği deneyimlemek isterseniz eğer, Güzellikler Diyarı Datça’yı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Datça’yı uzun süredir ziyaret etmek istiyordum. En sonunda Datça’ya  3 günlük güzel bir tatil planlıyorum. İzmir’e yaklaşık olarak 4.5 saat uzaklıkta bulunan Datça’nın yolları biraz virajlı ve dar. Ama bu eşsiz güzelliği görmek için bu yolları gitmeye kesinlikle değer… Güzellikler Diyarı Datça’da muhteşem renkli berrak koylardan, antik kentlere, şirinmi şirin marina bölgesine, taş evleriyle ünlü Eski Datça’ya kadar bir çok yeri keşfedebilirsiniz. 4.5 saatlik bir yolculuğun ardından Datça’ya 10 km uzaklıkta bulunan otelimize yerleşiyoruz. Hava güzel mi güzel muhteşem bir rüzgar var Datça’da…

Bavullarımızı yerleştirdik. Artık cenneti keşfetmeye hazırız.

Datça Gezi Rehberi

1.Eski Datça

Güzellikler Diyarı Datça’ya geldiğiniz zaman görmeniz gereken yerlerin başında Eski Datça yer alır. Eski Datça’yı Alaçatı’ya çok benzettim. Taş evleri, dar sokakları, rengarenk begonvilleri ve kafeleriyle çok hoş bir yer. Her gördüğüm kareyi fotoğraf makineme kaydediyorum. Muhteşem, huzur verici ve sakin…

Hava bayağı sıcak olduğundan soğuk bir şeyler yudumlamak istiyoruz. Güzellikler diyarı Datça’da Datça gazozu içmeden olmaz. Acı badem aromalı gazoz gerçekten çok lezzetli ve serinletici. Sloganı da çok hoş…’dadını dadan bilir’. Küçük molamızdan sonra Eski Datça’daki keşfimize devam ediyoruz. Dar sokaklarda kaybola kaybola buranın tadını çıkarıyoruz. Her yer rengarenk… Burada acıktığınız zaman karnınızı doyurabileceğiniz birçok restoran bulunmakta. Biz ‘Orhan’nın Yeri’ni’ tercih ettik. Burada çok hoş ev yemekleri ve gözleme çeşitlerini yiyebilirsiniz.

Eski Datça’da görmeniz gereken yerlerden bir diğeri de Can Yücel’in evi olacaktır. Malesef içerisi ziyarete kapalı. Yavaş yavaş keşfimizin sonuna doğru yaklaşıyoruz. Bir sonraki rotamıza doğru yol alıyoruz.

2.Kargı Koyu ve Taşlık Plajı

Güzellikler Diyarı Datça’nın her bir yeri ayrı cennet… Datça’nın merkezinden bile suya girebilirsiniz. Suları berrak ve eşsiz renklere sahip. Güzel bir güne Tertemiz sularda başlamak gerçekten de harika… Taşlık Plajı, Datça Marina’nın hemen bitiminde yer alıyor. Marina’nın bittiği yerde hemen sağda yer alan Taşlık Plajı’nın tıpkı diğer plajlarda olduğu gibi renkleri muhteşem. Biz bu plajı tepeden izliyoruz. Tüm marina ve turkuaz sular ayaklarımızın altında… Bu güzel manzarayı fotoğraf makinelerimize kaydettikten sonra yolumuza devam ediyoruz. Rotamız Kargı Koyu…

Kargı Koyu’na ulaşabilmek çok kolay. Çünkü marinaya çok yakın. Marinanın bittiği yerden sağa doğru kıvrıldığınızda, yaklaşık olarak 10 dakikalık bir yolculuk yapmanız gerekiyor. Yolculuğun ardından muhteşem koy sizleri bekliyor. Ama söylemeliyim ki bayağı kalabalık. Yol üzerinde Mandalia Beach bulunuyor. Yüzmek için güzel bir seçenek. Kargı Koyu’nda Cennetköy plajında yümeyi tercih edebilirsiniz. Burası oldukça popüler ve çok kalabalık bir plaj ve beach-clup tarzında hizmet veriyor. Biz daha sakin bir yerde olmak istiyoruz. O yüzden yerli bir beyfendiden Akvaryum Koyu’nun yol tarifini alıp yolumuza devam ediyoruz.

3.Akvaryum Koyu

Akvaryum Koyu’na gidebilmek için bir tekne turuna katılmanız yeterli. Ama bizim gibi çılgın ve gezginseniz eğer patikadan yürüyerek ulaşmayı deneyebilirsiniz. Yol biraz zorlu… Cennetköy’ün bittiği yerden yukarıda görünen patika yolu takip edebilirsiniz. Tepeye varınca Kargı Koyu ayaklarınızın altında. Manzara muhteşem ve huzur verici. Yolumuza devam ediyoruz. Patika yolu takip ederek yürümeye devam ediyoruz. Manzara gerçekten eşsiz. Galiba Datça’ya aşık oldum…

Patika yoldan aşağı doğru inmeye devam ediyoruz. Sağımıza baktığımızda guletleri ve günü birlik tekne turlarını görmek mümkün. Fakat patika yol bir yerde bitiyor ve rotanın merkezine ılaşmak imkansız. Çünkü yol kayalık ve inişli. Atlamasına atlarız tabi ama devamında tırmanarak geri çıkmamız gerek. Biz de bir çılgınlık yapıp en kolay kayalıktan aşağı doğru yürüyoruz. Ve en güzel kısım başlıyor.

Kendimizi serin sulara atıyoruz. Muhteşem bir duygu ve çok çılgınca. El değmemiş kimsenin olmadığı bakir koylarda yüzmek çok farklı bir deneyim. Küçük bir tırmanışın ardından artık geri dönüş vakti. Manzaranın tadını çıkardıktan ve fotoğraf makinelerimize bu güzel kareleri kaydettikten sonra yolumuza devam ediyoruz. Doğal güzellikleri seviyorsanız Akvaryum Koyu’nu mutlaka ziyaret etmelisiniz.

4.Can Yücel’in Evi

‘İçimdeki karanlığı patlatacağım ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla ağlaya ağlaya yepyeni bir insan pırıl pırıl bir can  bitecek toprağa…’ demiş Can Yücel.

Can Yücel’in evi Eski Datça’da bulunuyor. Eski Datça’ya ulaşabilmek için Datça’nın merkezine varmadan sağa doğru dönüş yolundan Eski Datça tabelasını takip ederek ulaşabilirsiniz. Can Yücel’in evi adı verilen sokakta bulunuyor. Fakat ziyarete kapalı durumda . Ondan dolayı evi dışardan görmekle yetinmeniz gerekiyor.

 Sizlere Can Yücel’in hayatıyla ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Şair Can Yücel, 21 Ağustos 1926 tarihinde İstanbul’da doğdu. Türkiye’nin ilk Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji bölümünde okudu. İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde öğrenimini sürdüren Yücel, Latince ve Yunanca okudu. Bir süre Londra’da BBC radyosunda çalıştı. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Güzel ve Su adında iki kızı, Hasan Aadında bir oğlu oldu. Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği ve Yazko Edebiyat dergilerinde yayımladığı şiirlerle tanınmaya başladı. Son yıllarda Datça’ya yerleşti ve 1999 gecesi gözlerini yumdu. ‘Mekanım Datça Olsun’ isimli bir kitap yazması ve yayınlanması nedeniyle çok sevdiği Datça’da defnedildi.

5.Knidos Antik Kenti ve Knidos Koyu

Knidos Antik Kenti’ne, Datça merkeze varmadan önce bulunan kavşaktan Palamutbükü’ne ve Knidos’a giden tabelaları takip ederek ulaşabilirsiniz. Tabeladan itibaren yaklaşık 35km lik yol sizi bekliyor. Söylemeliyim ki yol gerçekten çok virajlı. O yüzden biraz uzun sürüyor. Son 15 km si ise tam anlamıyla bir kabus. Bariyer bulunmayan yol çok dar ve virajlı. Bu yolda araç kullanmak bizim için adrenalin dolu oldu. Ve nihayet 50 dakikalık bir yolculuğun ardından Knidos’tayız.

Knidos, hem yarımadanın güneye bakan ucunda, hem de Kap Krio’nun (Deve Boynu) kuzey yamacında teraslar üzerine kurulmuştur. Her iki kara parçası bir köprü ile birbirine bağlanmış ve böylece başlangıçta geçilebilir limanlar birbirinden ayrılmıştır. Batıdaki küçük liman askeri, diğer büyük olanı ise ticari amaçlar için kullanılmıştır. Kenti yuvarlak ve köşeli kuleleri ile güçlü bir sur duvarı çevrelemektedir. Şehir surlarının dışında, doğuya doğru yaklaşık 7 km uzunluğunda geniş bir alana yayılmış Nekropolis bulunmaktadır.

Bu kısa bilgilerden sonra kenti gezmeye başlıyoruz. Kent, Knidos Koyu’nun hemen yanında bulunuyor. Birçok tekne ve guletin bulunduğu Knidos Koyu, İbiza sahillerini andırıyor. Yine muhteşem renkler, tertemiz sular… Yüzmek için sabırsızlanıyoruz. Ama önce Knidos antik kentini gezmek gerek. Knidos Antik Kenti’nde kazılar hala devam ettiği için bir kısmını gezebiliyorsunuz. Bir kısmı ziyarete kapalı durumda. Kent deniz kenarında kurulmuş ve size muhteşem bir manzara sunuyor. Rüzgarlı olması nedeniyle kenti rahatça gezebiliyoruz. Gezimiz bittikten sonra artık serinleme zamanı diyor ve kendimizi Knidos Koyu’nun muhteşem sularına atıyoruz.

Giriş ücreti: 10 tl, müze kartınız varsa ücretsiz.

6.Datça Marina

Datça Marina, Datça merkezinde oldukça şirin bir yer. Kafeleri, restoranları, oturma terasları ve konser alanlarıyla cıvıl cıvıl bir mevkide yer alıyor. Datça çarşısının başında arabamızı parkediyor ve keşfimize başlıyoruz. Çarşı cıvıl cıvıl. Gece ışıkları altında yürüyüp çarşının sonunda marinaya varıyoruz. Marinada sol tarafa doğru yürürseniz birçok deniz ürünü servis eden restoranları bulabilirsiniz. Datça’nın güzel suları eşliğinde yemeğinizi yiyebilirsiniz. Sağ tarafta yine kafelerin ve teknelerin bulunduğu yere ulaşabilirsiniz. Limanın sonunda bulunan amfitiyatroda sürekli yaz konserleri veriliyor. Hemen yanında ise ‘Közde Kahve Limanı’ adlı kafe bulunuyor. Orada denize nazır kahvenizi yudumlayabilir ya da benim gibi Datça gazozu içebilirsiniz. Güzel bir molanın ardından artık dönüş vakti. Yeni keşifler bizi bekler…

Nasıl Gidilir?

Datça’ya gidebilmek için İzmir otobanından Aydın yolunu takip etmeniz gerekiyor. Daha sonra Bodrum, Muğla tabelalarını takip ederek ilerleyebilirsiniz. Bodrum sapağına geldiğinizde ise Yatağan, Muğla tabelasını takip edin. Sonrasında Marmaris yolu üzerinden devam etmeniz gerekiyor. Marmaris’ten sonra Datça tabelaları sizi yönlendirecektir. Yolculuk süresi yaklaşık olarak 4.5 saat sürüyor. Yollar oldukça virajlı, dikkatli gitmenizi öneriyorum.

Nerede Kalmalı?

Güzellikler Diyarı Datça’da kalmak için birçok seçenek bulunuyor. Biz Datça’ya 10km uzaklıkta bulunan Flow Datça Oteli tercih ettik. Otel butik otel tarzında ve oda kahvaltı olarak hizmet veriyor. Sakinlik ve dinginlik arıyorsanız, muhteşem temiz bir plajı ve çok hoş bir konsepti bulunuyor. Sörf yapmaya meraklıysanız hemen yanında bir sörf okulu bulunmakta.

Ne Zaman Gitmeli?

Datça’ya gitmek için İlkbahar, Sonbahar ve yaz aylarını tercih edebilirsiniz. Biz yüzmeyi sevdiğimiz için yaz aylarını tercih ettik.

Nerede Yemeli?

Deniz ürünleri seviyorsanız, Marina bölgesinde  birçok restoran bulunmakta. Eğer et yemekleri tercih ederseniz, Datça çarşısının içinde Kebapçı Mustafa‘yı tercih edebilirsiniz. İki dürüm ve 2 ayran için 40 tl ödedik. Eğer salaş ama çok lezzetli yemek yemek istiyorsanız, Datça çarşıya gelmeden önce, Knidos’a giden yola dönmeden yolun karşı tarafında bulunan Nisa Pide‘yi tercih edebilirsiniz. Hem ev yemekleri hem de pide, kebap ve lahmacun yiyebilirsiniz. Hem çok lezzetli hem de fiyatlar oldukça uygun. 4 lahmacun ve 2 ayran için 28 tl ödedik. Eski Datça’da yemek isterseniz Can Yücel’in de gittiği Orhan’nın Yeri tam size göre. Ev yemekleri ve gözleme çeşitlerini tadabilirsiniz.

Sevgiyle ve keşifle kalın…

not:tüm fotoğrafların ve yazıların telif ve kullanım hakkı bana aittir.