Görkemli Kent Bergama | Bergama Gezi Rehberi

İhtişamlı yapıları, eşsiz tarihi ile adeta bir açık hava müzesi olan Pergamon sizleri tarihin izlerinde bir yolculuğa çağırıyor.

Görkemli Kent Bergama

Keşif tutkusu bizleri yine yollara düşürüyor. Bu bölümde sizlere görkemli ve eşssiz kalıntılarıyla muhteşem bir antik kenti tanıtmak istiyorum. Bergama Antik Kenti’ne gitmek üzere İzmir’den yola çıkıyoruz. Yaklaşık olarak 100 km lik bir araba yolculuğunun ardından Bergama’ya ulaşıyoruz. Antik kent tepede yer aldığı için buraya ulaşmanın iki yolu var. Birincisi araba ile dar ve yokuşlu kısa bir yolculuk ile. İkincisi ise teleferik ile çok eğlenceli bir yolculuk ile. Teleferik ile yolculuk edecek olursanız yaklaşık olarak 13 tl ödemeniz gerekiyor. Biz aracımızla geldiğimiz için kısa bir araba yolculuğu ve Kestel barajının muhteşem manzarası eşliğinde antik kente ulaşıyoruz.

Buradaki park alanlarına 5 tl ödeyerek aracınızı park edebilirsiniz. Görkemli Kent Bergama Antik Kenti diğer adıyla Pergamon, İzmir’in Bergama ilçesinin merkezinde kurulmuştur. İzmir’e yaklaşık olarak  100 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Unesco Dünya Kültür Listesi’nde geçici aday listesine kabul edilmiştir. Hellenistik dönemin en görkemli yapılarından biri olan kentin tarihi, M.Ö 7. yüzyıla kadar gitmektedir. Pergamon zamanla Bergama ismine dönüşmüş ve kelime anlamı olarak ‘Korunaklı Kale’ anlamına gelmektedir. Görkemli Kent Bergama eski çağlarda Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. M.Ö 282-133 yılları arasında Pergamon Krallığı’nın başkentiydi. Görkemli Kent Bergama, Bakırçay havzasında bulunmaktadır.

Görkemli Kent Bergama, 1870’li yıllarda Alman mühendis Carl Humann tarafından rastlantı sonucu keşfedilmiştir. 1878 ılında başlayan Bergama kazılarında bulunan en önemli eser Zeus Sunağı, şu anda Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Pergamon Müzesi’nde sergilenmektedir. Burası devasa bir açık hava müzesi gibidir. Yapılan kazılar sonucunda burada bulunan 8700 arkeolojik eser,1920 etnoğrafik eser şu anda ilçe merkezinde bulunan Bergama Müzesi’nde sergilenmektedir.

Tarihte ilklerin şehri olarak bilinen Görkemli Kent Bergama; müzik,tiyatro,spor ve daha birçok alanda Pergamon Krallığı’nı ilklerin şehri yapmıştır. Ayrıca müzik, güneş ve çamurla yapılan ilk tedavi, 200 bin ciltlik ilk Asya kütüphanesi ve ilk Psikoterapi gibi alanlarda ön plana çıkmıştır.

Burası gerçekten çok etkileyici bir kent. Her yer sizleri tarihin muhteşem izlerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Kent o kadar büyük ve görkemli ki doğrusu çok etkileniyoruz. Dik bir yamaç üzerine kurulu kentin her yeri ayrı güzel… Görkemli Kent Bergama’da bulunan antik tiyatro ise buranın en eşsiz yapılarından birisi. Buradaki antik tiyatro dünyanın en dik tiyatrosu özelliğine sahip. Akropol bölümünde yer alan bu yapı görmeye değer yapılar arasında…

Şimdi gelin Görkemli Kent Bergama’nın bölümlrini birlikte keşfedelim.

Bergama Antik Kenti Gezi Rehberi

1.Büyük Sunak(Bergama Sunağı)

Pergamon Büyük Sunağı, kuzeyde daha yüksek bir teras üzerinde yer alan Athena Tapınağı ile bağlantılıdır. Sunak, doğudaki yoldan bir kapı ile girilen büyük bir avlunun ortasında yer alır. Eumenes II (M.Ö 157-159) tarafından  Galatlar’a karşı kazandığı zafer ( M.Ö 190) dolayısıyla Zeus ve Athena’ya adanmıştır. Bugün yerinde yalnızca temelleri görülebilmektedir. Yüksek kaidenin üzeri Olympos tanrılarının yer altı kuvvetleri Gigantlarla savaşını tasvir eden kabartmalarla süslenmişti. Sunağın batıdaki anıtsal bir merdivenle çıkan sütunlu galerileri, yüksek avlunun ortasındaki bir kurban masasını çevreler. İç duvarlar üzerinde Herakles’in oğlu ve Pergamon kral ailesinin atası sayılan Telephos efsanesine ait tasvirleri kapsayan friz kabartmaları yer alır. Güneyde, daha aşağıdaki terasın üzerinde Yukarı Agora bulunur. Galerilerle çevrelenmiştir. Batı yanında olasılıkla tacirlerin tanrısı Hermes’e adanmış bir tapınak vardır.

2.Pergamon Stadtgrabung (Ortaşehir Kazısı)

1973 yılında kazısına başlanan Ortaşehir kazısı, geniş bir alanı kapsayan, fakat daha ziyade fakir geç-bizans çağına ait yerleşme yerleri antik yapı katlarını örtmekte. Bizans devri kalıntıları saptanmış ve büyük bir kısmı kaldırılmıştır. Roma imparatorluk devri (M.S 3. yüzyıl) mimarlık kalıntıları sürekli kullanılan daha eski yapılardan oluşmakta. Ana cadde ile Hamam sokağı arasındaki alanda imparatorluk devrine ait bir Hamam tesisi. Ana caddede hamamın doğusunda oturma basamakları tiyatrolarda olduğu gibi yükselen bir konferans salonu ve kabartmalarla bezeli bir kült salonu. Kabartmaların orjinalleri Bergama Müzesi’nde yer almaktadır.

3.Kral Sarayları

Üst kalenin doğu duvarı boyunca Pergamon krallarının oldukça sade saray bileşimi yer alır. Peristylli evler biçimindedir. Yani, sütunlarla çevrili bir avlu etrafına yerleştirilmiş odalar şeklindedir. En kuzeydeki yapı bileşimi Philetairos’a ait olup daha sonra kale nöbetçilerinin kışlası haline getirilmiştir. Diğer yapı toplulukları olasılıkla Attalos I, Eumenes II ve Attalos II’nin sarayları idi. En güneydeki sarayın kuzey doğu ve kuzey batıodalarında değerli mozaikler bulunmuştur. Sarayların sarnıç, depo ve diğer kısımları batı tarafa doğru uzanıyordu, daha sonra bu alan üzerinde Traian tapınağı kurulmuştur. Kalenin en yüksek ucundaki kayalar işlenmiştir, belki burada Zeus’a adanmış eski kutsal bir mahal vardı. Daha sonra burada muhtemelen büyük bir su kulesi bulunmakta idi.

4.Demeter Kutsal Mahalli

Kutsal mahal, Philetairos’un hüküm sürdüğü zamandan itibaren kullanılmış ve geç Roma imparatorluk devrine kaar birçok defa genişletilerek inşa edilmiştir. Tapınak Philetairos ve kardeşi Eumenes tarafından anneleri Boa’nın anısına adanmıştır. Tapınağın Roma devrindeki yenilenmesine ait alınlık, bugün tapınağın yanına konmuştur. Kutsal mahallin üç yanı sütunlu galerilerle çevrili terasın büyük kısmı, yamaçta suni olarak elde edilmiştir. Kuzey galerinin batısında tanrıça Demeter’in gece yapılan kült şenliklerine katılan kadınların oturması için uzun basamak sıraları vardır. Doğu tarafta eol yaprak başlıklı sütunlarıyla bir kapı yapısı bulunur. Bu propylon, Attalos I’in karısı kraliçe Apollonis  tarafından kutsal alndaki bazı yapılarla birlikte hediye edilmiştir.Giriş kapısının önünde devamlı akan bir çeşme ve taş bir adak kuyusu vardır.

5.Gymnasion

Hera kutsal alanının hemen alt bölümünde kentin gençlerinin beden ve eğitimlerinin yapıldığı gymnasion yer alır. Hellenistik dönemin bilinen en büyük gymnasionu olan Pergamon Gymnasion’u aşağıdan, yukarı geniş eyen üç teras üzerine II. Eumenes zamanında inşa edilmiştir. Alt gymnasion erkek çocuklar, orta gymnasion delikanlılar, üst gymnasion ise yetişkin erkekler içindir. Büyük teras üzerindeki yukarı gymnasion Roma mimarisine benzerlik gösterse de Hellenistik dönemde inşa edilmiştir.

Yukarı gymnasion geniş bir sütunlu avlunun dört yanındaki yapılardan meydana gelir. Dğusunda ve batısında hamamlar ile batı galerisinin arkasında yıkanma odaları bulunmaktadır. Kuzeybatı köşesinde üzeri örtülü 1000 kişilik odeion ( tiyatro biçiminde müzik dinlemeye yönelik mekan), aynı yerin doğu ucunda esas salon olan imparator salonu yer almaktadır. Ortada ise şölen salonu vardır. Güneyde sütunlu galerinin altında arazi yapısına uygun ve 212 metre uzunlukta uzun bodrum katı yer alır.

6.Traian Tapınağı

Traian Tapınağı, Görkemli Kent Bergama’nın en dikkat çekici bölümlerinden bir tanesidir. Kutsal alanın inşasına Roma imparatoru Traian döneminde başlanmış, ardılı Hadria döneminde genişletilmiş ve bitirilmiştir. Bu imparatorların kolosal heykellerine ait parçaların bulunduğu bu yer, her iki imparatorun ve Zeus’un kültüne hizmet etmekteydi. Hükumdarlara tapınım, Doğu’da ve Anadolu’da Hellenistik dönemden beri yaygındır. Traianeum, yalnızca Roma imparatorlarının gücünün bir simgesi değildi, Roma şehri ve imparatorluk ailesi ile bağları pekiştirmeye yarıyordu.

 

Traianeum, yukarı kaledeki büyük Roma dönemi binasıdır. Uzaktan görülmek üzere tasarlanmış olan kutsal alan ile aşağı şehir, orjinasyonlarında birbirleri ile bağlantı halindedirler. Geniş inşaat sahasının bir bölümü tepe tarafındaki kayalığın düzleştirilmesi ile elde edilmiştir.

Tapınak, sahanın tam ortasında, mermer kaplı yüksek bir podyum üzerinde yükselir. Çevresinde serbestçe dolaşabilme özelliği ile yapı, Yunan geleneğindedir. Tapınağı üç tarafta yekpare sütunlu ve yapraklarla bezeli başlıkları olan galeriler çevrelemektedir. Kuzey galerisi ve daha sonra ilave edilen yan galeriler doğu taraftaki bitişik olan ‘ön saha’ diye tanımlanmaktadır. Burasının kuzey kenarında bulunan bir ana mekan muhtemelen kült faaliyetleri ile alakalı idi. Bu mekanlar restorasyon çalışmaları için işlik olarak inşa edilmiştir.

Tapınağın ne zaman yıkıldığı bilinmemektedir. 1885 yıllarında kutsal alan H. Stiller’in yönetimi altında ortaya çıkarılmış ve araştırılmıştır. Hrabe uzun süre boyunca düzensiz kalmıştır. 1975 yılında bir mimari komisyon tarafından belirlenen ve T.C Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan restorasyon çalışmaları başlamıştır. Bu çalışmalar 1994 yılına kadar devam ettirilmiştir.

7.Traian Kutsal Alanı

Buradaki tapınak avlularının Roma döneminde Heykeller, adak hediyeleri v.s ile dekore edildiği yazıtlı kaidelerin varlığı ile anlaşılmaktadır. Bu dekorasyon içerisinde Roma döneminde tekrar sergilenen daha eski iki anıt da yer alır. Bunlardan biri Attalos-Eksedrası denilen anıttır. Batı avluda kuzey duvarı önünde yer alan anıt, yarım yuvarlak bir plana sahip idi. Öteki anıt Doğu Anıtı’dır. Koyu renkli mermer blokları, doğu avludaki yerinde tekrar biraraya getirilmiştir. Her ik anıt da çok sayıda heykeli taşımışlardır. Kuzey avlunun yapısı için seviye önemli ölçülerde düşünülmüş olmasından her ikisi de Traianeum’u yapımından önce burada yer alıyor olamazlardı.

Sunağın, tapınağın güneyinde merdivenlerinin önünde durduğu sanılmaktadır. Bu tez kompleksin ortasındaki tonoz aralığının dar olması, yani daha büyük ağırlıkları kaldırabilmesi gerçeği tarafından da desteklenmektedir.

Tapınağın kuzey cephesindeki sütun dizisinin altına rastlayan andezit yapı, orijinal yüksekliğine kadar tamamlanmış, betonarme hatıllar ile takviye edilmiş ve ağırlığı arttırılmıştır. Böylece homojen bir kütle elde edilmiştir. Bu kütleye sütunlar bağlanmışlardır.

Tapınağın alt mimari elemanlarından olan kaide kaplamalarından, sütun kaidelerinden ve alt sütun tamburundan çok az bir kısmı günümüze gelmiştir.

8.Z Yapısı

Z yapısı denilen antik yapı, Demeter Kutsal Alanı’nın terası ile Hera Tapınağı arasında ve antik kentin yamacının ortalarında bulunan bir arazi çıkıntısı üzerindedir. Yapı, yamacın inişli çıkışlı olması nedeniyle birkaç kademeye bölünmüş olan 1500 metre karelik bir alanı kaplıyordu. Burada işlevi bilinmeyen öncül bir yapının birkaç duvar kalıntısı vardı. Binanın en büyük kısmı, peristylli büyük bir ev olarak inşa edildiği Hellenistik Krallık dönemine aittir.

Binanın genel yapısı Roma döeneminde de korunmakla birlikte, köklü değişiklikler yapılmıştır. Bunlar arasında, 1990 yılında bulunmasının ardından 2004 yılına kadar üzerine koruyucu bir yapı yapılan, ihtişamlı mozaik taban gibi dekorasyon işleri de vardır. M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısındaki depremden zarar gördüğü için yapı terk edilmiştir. Geç Bizans döneminde, çiftlik evleri ve kuzeyde kalıntısı bulunan bir şapel gibi binalar yapılırken antik doku dikkate alınmamıştır.

Z yapısının güney tarafı, 1909 yılında Wilhelm Dörpfeld tarafından ortaya çıkarılmıştır.

Kent kazısı, akropolün Antik Çağ ve Bizans yerleşmesini temsil eden başlıca bölümlerinin araştırılması amacıyla Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün, Wolfgang Radt yönetiminde 1973 yılında başlattığı bir projesidir.

9.Antik Tiyatro

Bergama Antik Kenti’nin en etkileyici yapılarından bir tanesi de antik tiyatrodur. Dünyanın en dik antik tiyatrosu olma özelliğine sahiptir. Hellenistik dönemin en etkileyici yapılarından birisidir. Oldukça dik bir yamaç üzerine kurulmuştur. Kral II E umenes zamanında inşa edilen antik tiyatro ahşaop bir sahneye sahiptir. Dünyanın en dik tiyatrosu olan bu yapı . 10.000 kişi kapasitelidir.

Nasıl Gidilir?

Görkemli Kent Bergama’ya gitmenin en kolay yolu araç kiralamaktır. İzmir’den Bergama ilçesine ulaştıktan sonra tabelaları takip ederek kolay bir şekilde Bergama Antik Kenti’ne ulaşabilirsiniz.  Yamaçta kurulu antik kente ulaşabilmek için iki seçenekn bulunmakta. Birincisi teleferik, bilet ücreti yaklaşık 13tl. İkincisi ise araçla dik ve dar bir yolu tırmanmanız gerekiyor. Ama yol kısa ve rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Park yeri alanına ulaşunca 5tl ödemeniz gerekiyor.

Ziyaret Saatleri:

Kış aylarında 08.00 ile 17.00 saatleri arasında, yaz aylarında ise 08.00 ile 19.00 saatleri arasında antik kenti gezebilirsiniz.

Giriş Ücretleri:

Pergamon Antik Kenti’ne 25 tl ödeyerek ya da müzekart çıkararak giriş yapabilirsiniz. Müzekart ücretleri, öğrenci ve öğretmenler için 20tl. Siviller için ise 50tl dir. Müzekart sahibi olunca 1 yıl boyunca tüm müze ve antik kentleri gezebiliyorsunuz.

Ne Zaman Gitmeli?

Pergamon Antik Kenti’ni gezmek için en ideal zaman ilkbahar ve sonbahar ayları olacaktır. Yaz aylarında çok sıcak olacağından kenti gezmek biraz zor olabilir. Çünkü antik kent gerekten çok büyük bir alana yayılmış durumda.

keyifle ve keşifle kalın…

not: Tüm fotoğrafların telif ve kullanım hakkı bana aittir.

Kaynakça:TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Yapı