Çekici 12 Rota | Dünyadan Farklı Rotalar Rehberi

Masmavi sulara dalmak, yeşil doğayla bütünleşmek ya da farklı kültürleri keşfetmek, 12 çekici rota sizleri bekliyor.

Dünyadan Çekici 12 Rota | Dünyadan Farklı Rotalar Rehberi

Yazın bu sıcak günlerinde, sizlere farklı rota alternatiflerini tanıtmak istiyorum. Bali adasının büyüleyici doğasında kaybolmak, İspanya’nın mavi sularına dalmak ya da Prag’ın dans eden evini görmek isteyebilirsiniz. O zaman ne duruyoruz? Hadi birlikte keşfedelim. 12 farklı rota sizleri bekliyor…

Dünyadan Çekici 12 Rota Rehberi

1.Jatiluwih Pirinç Terasları, Bali Adası Endonezya

 Bali yemyeşil bozulmamış doğasıyla keşfedilmeyi bekliyor. Bali Adası’na geldiğinizde görmeniz gereken en güzel yerlerden birisi de Jatiluwih Pirinç terasları…Yerel rehberimiz Swat ile Bali’nin pirinç teraslarını keşfe çıkıyoruz. Sabah saat 8.30’da Jatiluwih Pirinç Terasları‘na doğru yola çıkıyoruz. Yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı adada ilerlerken içimi huzur kaplıyor. Hayranlıkla Bali’nin muhteşem doğasını seyrediyorum. Yolculuk sırasında en çok dikkatimi çeken Bali halkının mütevazi evleri ve yaşam tarzları. Teknoloji bu adaya hiç uğramamış gibi doğanın içinde yaşıyorlar. Avrupalı ve Amerikalı yatırımcılar Bali Adası’nı yeniden yapılandırmak istemişler. Fakat Bali halkı betonlaşmayı reddetmiş ve doğal yaşamayı tercih etmiş. Yaklaşık 2 saat süren yolculuğun ardından Jatiluwih Pirinç Terasları’na varıyoruz. Gördüğüm manzara kartpostallardaki gibi muhteşem ve çok etkileyici… Yeşilin her tonunu görebileceğiniz pirinç terasları geniş bir alana yayılmış. Merdiven şeklinde yapılmış pirinç teraslarının muhteşem manzarasını fotoğraf makinemize kaydedip, doğanın tadını çıkarıyoruz.

  Bali Adası’nda 3 çeşit pirinç yetiştiriliyor. Bunlar beyaz, kırmızı ve siyah. Rehberimiz bize en popüler ve lezzetli olanının siyah pirinç olduğunu söylüyor. Biz de doğal pirinci bulmuşken hemen satın alıyoruz. Yaklaşık olarak 2 saatimizi bu güzel teraslarda geçirdikten sonra artık yollara düşme zamanı. Rehberimiz bizi yerel bir pazara götürüyor. Burası tropikal meyve cenneti. Her çeşit meyveyi bu pazarda buluyoruz. Daha önce hiç görmediğim meyveleri bu pazarda buluyorum. Yıldız meyvesi, ejderha meyvesi ve mangosteen bunlardan birkaçı. Mangosteen şekil olarak sarmısağa benzer ama şeker gibi çok tatlı bir meyve. Denemenizi tavsiye ediyorum. Meyvelerimizi yedikten sonra yola devam ediyoruz.

2.Barceloneta, Barselona İspanya

Barceloneta, Barselona’nın merkezinde, sahil kıyısında yer alan şirin bir bölge. Çok canlı olan bu bölgede yüzebilir, güneşlenebilir acıktığınızda yakınlarda bulunan birçok restoranda  lezzetli deniz ürünlerinin tadına bakabilirsiniz. Barceloneta eski pubları ,küçük şirin meydanı ve restoranlarıyla görmeniz gereken bir yer. Üstelik şehir merkezine de yakın bir mesafede bulunuyor.

3. Miracle Garden (Mucizeler Bahçesi), Dubai Birleşik Arap Emirlikleri

Dubai’nin bana göre en dikkat çekici yapılarından biri Miracle Garden…  Dikkat çekici ,çünkü burası bir çöl ve çölde bir vaha diye ben buna derim… Bu güzel yapının adı Miracle Garden (Mucizeler Bahçesi). Bu kadar çeşitli çiçek ve bitki örtüsünü görünce şaşırıyoruz. Dünyadaki önde gelen ünlü yapılar bu bahçede çiçeklerle süslü olarak bizi karşılıyor. Eyfel Kulesi’nden Japon Evleri’ne ,Hollanda’daki yel değirmenlerinden Alis Harikalar Diyarı’daki saate kadar herşey çiçekten oluşuyor. Keyifli turumuz başlasın… Geniş bir alana yayılmış Mucizeler Bahçesi’nde Burj Khalife de çiçeklerden yerini almiş. Uzun bir yolda tepemizde ters çevrilmiş rengarenk şemsiyeler bizi karşılıyor. Güneş bunaltıcı olduğu için bu gölgelik alan iyi geldi. Yer yer dinlenme alanları olan bu bahçede turumuza devam ediyoruz. Japon Evleri gerçekten çok başarılı. Beni benden alıyor ve muhteşem kareleri fotoğraf makineme kaydediyorum. Kocaman bir tavuz kuşu da mucizeler bahçesinde yerini alan eserler arasında. Geometrik şekiller de bu bahçede yerini almış ve küp şeklinde dizayn edilmiş geometrik şekiller bahçeye ayrı bir güzellik katmış. Mucizeler Bahçesi’ne yarım gününüzü ayırmanız yeterli olacaktır. Bu muhteşem bahçeye giriş ücreti ise kişi başı transfer dahil 50 euro… Mucizeler Bahçesi ziyaretinizi bekliyor.

4.James Bond Adası (Pang Na Bay), Phuket Adası Tayland

Phuket Adası’nda görmeniz gereken yerlerden biri de James Bond Adası yerlilerin değimiyle Pang Na Bay. James Bond Adası ismini burada çekilen James Bond filminden alıyor. 1974 yılında çekilen film adaya ünü ve şöhreti getirmiş. Tayland’lılar da bunu gayet güzel tanıtmış ve Phuket’i poplüler hale getirmişler. Bu adanın diğer bir adı da zümrüt ada olmalıymış. Çünkü yemyeşil muhteşem bir doğaya sahip. Adada bu muhteşem doğanın rengi denize yansıyor ve ada zümrüt yeşili renkte görünüyor. Bu adaya gelince yapmanız gereken aktivitelerden biri de kanoyla bir gezintiye çıkmak. James Bond Adası küçük bir ada. Yereller tarafından satılan hediyelik eşyalara adada rastlayabilirsiniz. Adadan denize bakınca farklı kaya oluşumlarıyla manzara bizleri büyülüyor.

Bu turda bizleri deniz üzerine kurulu bir köye götürüyorlar. Köyün tamamı denizin üzerine kurulu ve burası müslüman bir köy. Okulları ve kendilerine ait yönetimleri bulunmakta. Biz de bu güzel köyde öğlen yemeğimizi yiyoruz. Yemekte ,yağsız tuzsuz pirinç pilavımız ,balık ve deniz ürünleri ayrıca sıcak sosla sunulan bir de salata var. Karnımızı doyurduktan sonra artık dönüşe geçiyoruz. Adaya ulaşım teknelerle veya hızlı botlarla oluyor. Biz hızlı botla ulaşımı tercih ettik. Hızlı botlarla ulaşım daha konforlu ve heryere yaklaşabiliyor. Phi phi adasına giderken tekne ile ulaşımı tercih etmiştik. Fakat her plaja girememiş ,doğal güzellikleri kaçırmıştık.O yüzden bu sefer hızlı botu tercih ettik. Fiyat olarak 10 dolar daha pahalı ama bence değer.

5. Sea Port Village, San Diego ABD

Sakinlik Şehri San Diego’da görmeniz gereken en güzel noktalardan bir tanesi de Sea Port Village. Bu güzel rotaya San Diego merkezi Downtown’dan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Yaklaşık bir saat sürüyor. Biz ailece yürümeyi sevdiğimiz için yürüyerek ve keyifle Sea Port’a ulaşıyoruz. Burası şirin ahşap evlerden oluşmuş bir bölge. Her çeşit restoran, kafe ve pastanenin olduğu bir yer. Ayrıca San Diego ile ilgili her çeşit hediyelik ürünü bulabileceğiniz hediyelik eşya dükkanları da bulınuyor. Pasifik Okyanusu kıyısında bulunan Sea Port’a geldiğiniz zaman muhteşem bir manzara eşliğinde yemeğinizi yiyebilir ya da hediyelik eşya dükkanlarında alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz. Buradan, şehre bir köprü ile bağlanan Coronado Adası‘nın manzarasını da görebilirsiniz. Geçmişte deniz yoluyla taşınan malların raylı sisteme aktarılıp tüm Amerika’ya ulaştırıldığı yer olarak görev yapan Sea Port Village, 20. yüzyılın sonlarına doğru turizme açılmış durumda. Sea Port Village’ta dolaşırken canlı müzik performansı sunan sokak sanatçılarıyla keyfimiz daha da  yerine geliyor. Hamburgerlerimizi yedikten sonra turumuzu attıktan sonra bu güzel köyü fotoğraf makinemize kaydedip oradan ayrılıyoruz. Yeni keşifler bizi bekler.

6. Garden Bay the By, Singapur

Asya’nın İncisi Singapur’da görülmesi gereken yerlerden biri de Garden Bay The By’dir. Burası, kelebek parkı, tropikal bahçesi ve yapay şelaleleri ile muhteşem bir park. Biletlerimizi aldıktan sonra yapay şelalelerin bulunduğu (cloud forest) yağmur ormanına doğru gidiyoruz.

1.Yağmur Ormanı

Burası 5 derece sıcaklığında, birçok bitki türünün bulunduğu bir yer. Yağmurluklarımızı giyinip keşfe başlıyoruz. Bu bölümün girişinde, bitki örtüsünün arasından akan yapay bir şelale bizi karşılıyor. Hayran olmamak elde değil. Gerçekten bir farkı yok gibi. Katlara ayrılan bu bölümde, her katta ayrı bir güzellik, ayrı bitki örtüsü bizleri karşılıyor. Bu bitkiler Asya’nın farklı ülkelerinden getirilmiş. Hepsinin üzerinde özellikleri ve hangi ülkeye ait oldukları yazılı. Burada dikkat çeken bitkilerden birisi de ‘sürahi bitkisi‘. Bu bitki zararsız görünse de etçil bir bitki ve yanından geçen böcekleri ve küçük hayvanları yiyerek besleniyor. Merdivenlerle şelalenin en tepesine tırmanmak mümkün. En yukarıya vardığımızda bizleri ‘Lost World‘ yani kayıp dünya karşılıyor. Burası, eşsiz bitki örtüsü ve çiçeklerden yapılmış bir bölüm. Daha alt katlarda kristal dağ, bulut yürüyüşü, gizemli bahçe gibi bölümleri gezebilirsiniz. En alt katta ise projeksyon gösterimi ile iklim değişikliğine dikkat çekilmiş.

Ücret: Bu bölüme yetişkinler için 12 dolar,çocuklar için 8 dolar.

2.Bitki Dünyası

Bu bölümde tüm dünyadan getirilen bitkile bulunmakta. Mantarların yağmur ormanlarına etkisi ve faydalarını keşfedebilir, farklı bitkilerin gelişimi hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

3.Skyway(Gökyüzü yolu)

Bu bölüm parkta en çok merak ettiğim bölümlerden biriydi. Ama ne yazık ki bizim gittiğimiz zaman kapalıydı. Dev yapay bitkilerin içerisinde yol yapılmış ve kendinizi gökyüzünde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Yürüyemesekte gökyüzü yolunu görüp fotoğraflama şansını yakalıyoruz (yukarıda fotoğrafını paylaştım).Geceleri ışıklandırılan Gardens ve Marina Bay, yerden yaklaşık olarak 22 metre yükseklikte ve 128 metre uzunluğunda. Avatar filmlerinden fırlamış gibi görünen bu yapılar da Singapur’un simge yapılarından birisi. Burası, sabah 09.00 ile akşam 09.00 arasında açık.

4.Dragonfly & Kingfisher Lakes (Ejderha Uçuşu ve Balıkçı Kral Gölü)

Burası, yapay bir göletin bulunduğu bir bölüm. Burada zengin su yaşamını keşfedebilir, büyüleyici ekosistemi görebilirsiniz. Dragonfly yani yusufçuk böceğinin dev heykellerini göletin içerisinde bulabilirsiniz. Güzel bir yürüyüşle eşsiz bitki örtüsü karşısında büyüleniyoruz. Manzara muhteşem. Buranın yapay olduğuna inanmakta zorluk çekiyoruz. Güzel bir yürüyüşün ardından bu güzel kareleri fotoğraf makinemize kaydediyoruz.Burası sabah 05.00 ile gece 02.00 arsında açık.

5.Heritage Gardens (Miras Bahçesi)

Miras Bahçesi’nde Singapur tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinebilir, bitkilerin karmaşık bir şekilde Singapur kültürüne nasıl bağlandığını burada öğrenebilirsiniz. Burada Hint bahçesi ve Çin Bahçesi bölümlerini ziyaret etmeyi unutmayın. Singapur’un geleneksel yapılarını da burada keşfedebilirsiniz. Burası, sabah 05.00 ile gece 02.00 arasında açık.

Garden Bay The By’e gününüzün tamamını ayırmanızı tavsiye ediyorum.

7. Ginger ve Fred, Prag Çek Cumhuriyeti

Dans eden iki partneri anlatan Ginger ve Fred, dans eden binalar olarak adlandırılıyor. Bu modern yapının çevresinde barok ve gotik tarzda tarihi binalar yer alıyor. Oldukça dikkat çeken bu binalar orjinalinde Fred Astaire ve Ginger Rogers’a ithafen yapılmış. Çatı katında Fransız bir restoran bulunmaktadır. 1992-1996 yılları arasında inşa edilen bu güzel yapı, oldukça dikkat çekici görünüyor. Vitava Nehri’nin kenarında bulunan Ginger ve Fred eşsiz bir mimariye sahip. Ginger ve Fred’e Old Town’dan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Charles Köprüsü’nde sonuna kadar yürüyüp sonra da sağa dönerek nehrin kenarını takip edin. Bu şekilde 30 dakika civarında  yürürseniz karşınıza çıkacaktır. Bu alımlı yapıyı görebilmek için yarım saat yürümeye değer diye düşünüyorum. Ginger ve Fred ile fotoğraflarımızı çektirip oradan ayrılıyoruz.

8. Römerberg Meydanı (Eski şehir), Frankfurt Almanya

Römerberg Meydanı, Frankfurt kartpostallarında gördüğümüz,  şirin tarihi yapılardan oluşan eski şehir. Burası Frankfurt’un kalbi . Eğlenceli Şehir Frankfurt’a geldiğiniz zaman görmeniz gereken yerlerin başında yer alıyor. Buradaki renkli evler, geleneksel yarı ahşap mimari stilinin klasik bir örneğini temsil ediyor. Buradaki her ev kendi ismini taşır. 17. Yüzyılda ‘Grosser Engel’ adlı köşe ev, Frankfurt’un ilk bankasının evi oldu. 1240 yıllarında  Römerberg Frankfurt’un ticaret merkeziydi. 1945 yılında yok edildikten sonra bu bölgede yarı ahşap evler inşa edilmiş. Ayrıca St Nicholas kilisesi de burada yer almaktadır. Römerberg, 14. Yüzyıldan beri Almanya’nın en iyi Christmas marketlerine ev sahipliği yapıyor. Bu bölgenin pazarını da mutlaka ziyaret etmelisiniz.

9. Mavra Volia Plajı, Sakız Adası Yunanistan

Burası yazın sıcak günlerinde serinlemek ve doğanın tadını çıkarmak için muhteşem bir seçenek… Mavra Volia plajı, volkanik siyah taşlarla kaplı eşsiz bir plaj. Vrulidia plajında olduğu gibi turkuaz mavi ve tertemiz sulara sahip. Mavra Volia plajının hemen yanında iki tane dah plaj bulunuyor. Az bilindiği için sessiz ve sakin olan plajın suları oldukça soğuk ve temiz. Emborio Limanı’nın yanında bulunuyor. Biz bu plajda yüzmeye doyamadık. Huzur verici muhteşem bir plaj. Dinginleşmek istiyorsanız mutlaka gelmelisiniz.

10.Bled Gölü, Slovenya

 Böyle bir güzellik sadece kartpostallarda, masallarda olur sanırdım. Ama gerçekmiş. Slovenya’da görülecek çok fazla doğal güzellik bulunmakta. Bunların başında Bled Gölü geliyor. Ama biz Bled’e çok yakın bir mesafede bulunan Bohinj Gölü’nü de keşfetmek istedik. Bled kasabasından ulaşım çok kolay. Merkezde bulunan otobüslerle çok kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. 318 hektarlık bir alana sahip olan Bohinj Gölü eşsiz bir güzelliğe sahip. Slovenya’nın en büyük gölü olan Bohinj, Julian alpleri ile Bohinj vadisinin  içinde bulunan Bohinj Gölü aynı zamanda Triglav Milli Parkı’nın bir parçası. Bled Gölü’ne yaklaşık olarak 30 km mesafede bulunan Yeşil Güzellik Bohinj, doğasıyla sizi büyüleyecek.

11. Santa Monica, Los Angeles ABD

Santa Monica… Burası Pasifik Okyanusu kıyısında bulunan harika bir tatil beldesi. Her yer cıvıl cıvıl veplajlar hınca hınç dolu. Sörf yapanlar ve okyanusun tadını çıkaranlar, güneşlenenler her yer çok renkli… Santa Monica’nın bir özelliği de Pasifik Okyanusu kenarında bulunan lunapark… Burayı daha da eğlenceli, göz alıcı ve renkli bir hale getiriyor. Biz de kaçırırmıyız hiç… Dalıyoruz kalabalığın arasına ve keşfe başlıyoruz. Hediyelik eşya dükkanlarını da ziyaret etmeyi unutmuyoruz. Benim koleksyonum kupa bardakları. Her gittiğim şehirden kupa bardağı alıyorum. Santa Monica hatırası olarak kupamızı alıyor ve keşfimize devam ediyoruz. Sokak sanatçılarının performansı adeta bir konser havası yaratıyor. Gerçekten muhteşem çalıyorlar. Hemen video kaydımızı oluşturuyoruz… Günümüze renk katan bu harika performanstan sonra ‘Forest Gump’ filminin çekildiği  bankta fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyoruz. Eğer isterseniz burada bulunan Bubba Gamp restoranında yemek de yiyebilirsiniz. Okyanus kenarını keşfettikten sonra biraz da Santa Monica’nın çarşısını keşfedelim. Her tür mağazanın ve restoranın bulunduğu çarşıda gezerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Santa Monica, gerçekten çok etkileyici ve hoş dizayn edilmiş bir yer. Burada güzel zaman geçirdikten sonra yeni rotamıza doğru yola çıkıyoruz.

12. Oslo’dan Bergen’e Giderken Doğa Harikası, Norveç

Cennet tanımlaması Norveç’in doğası için doğru bir tanımlama olacaktır. Oslo’dan ayrılıp Bergen’e doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık olarak 5-6 saatlik bir yolumuz var. Ben size mola verdiğimiz yerlerden ve oradaki maceralarımdan bahsetmek istiyorum. Norveç o kadar yeşil ve muhteşem bir doğaya sahip ki ,mola yerleri bile görülmesi gereken yerler arasında sayılabilir. Bergen’e giderken muhteşem manzaralı ihtişamlı fiyortlardan geçiyoruz. Bunlardan biri de Hardangenfiyort ve Star Wars yani yıldız savaşları filminin bir kısmı burada çekilmiş.

Yukarıda görmüş olduğunuz ihtişamlı şelale bizim mola yerimiz.Muhteşem değil mi?.. Mostar köprüsüne benzer bir köprüden geçerek şelaleye ulaşıyoruz ve başlıyoruz bu muhteşem kareleri kaydetmeye. Sonra Japon bir genç kız görüyorum ve ben de ona özenip şelalenin üzerindeki kayalıklara tırmanıyorum. Tam pozumu verdim derken ıslak kayanın üzerinden bir güzel kayıyorum. Alın size macera… Neyseki ucuz atlattım. Bütün kıyafetlerim çamur oldu ve birazcık kolumu incitmiş olabilirim. Bu da bana büyük bir anı olarak kalıyor. Hoşçakal şelale… Görüşmek üzere…

Sevgiyle ve keşifle kalın…

Not:Tüm fotoğrafların ve yazıların kullanım ve telif hakkı bana aittir.